1. Giriş: Modern Mühendisliğin Vazgeçilmezi: Çelik
1.1. Çeliğin Tarihsel Gelişimi ve Sanayideki Yeri
Çelik, tarihsel olarak demir ve karbon alaşımlarından türetilmiş ve zaman içinde teknolojik ilerlemelerle daha dayanıklı, işlenebilir ve çeşitli özelliklere sahip hale getirilmiştir. Sanayide ise çelik, güçlü ve dayanıklı yapısı sayesinde inşaat, otomotiv, enerji ve birçok diğer endüstri alanında vazgeçilmez bir malzeme olarak yerini almıştır.
1.2. Yapı Sektöründe Neden Bu Kadar Yaygın Kullanılır?
Yapı sektöründe çeliğin yaygın kullanımının başlıca sebepleri, yüksek mukavemet, şekil verilebilirlik, işlenebilirlik ve dayanıklılığının yanı sıra, uygun maliyetli üretim süreçlerinin bulunmasıdır. Çelik, döküm, presleme ve haddeleme gibi işlemlerle çeşitli şekillerde üretilebildiği için esneklik sağlar ve bu da onu inşaat projelerinde tercih edilen bir malzeme yapar.

2. Çelik Nedir ve Bileşimi Nasıldır?
Çelik; demir ve karbon alaşımından oluşan, genellikle %2’den az karbon içeren, yüksek mekanik dayanıma sahip bir malzemedir. Döküm, presleme, haddeleme gibi işlemlerle şekil verilebilir. Karbon oranı çeliğin temel özelliklerini belirler. Çelik, yalnızca karbon ve demirden değil, aynı zamanda çeşitli alaşım elementlerinden oluşur.
2.1. Temel Bileşenler:
- Demir (Fe): Çeliğin ana yapı taşıdır.
- Karbon (C): Çeliğin sertliğini ve dayanımını artırırken, aşırı yüksek karbon oranları çeliğin işlenebilirliğini olumsuz etkiler. Karbon oranı genellikle %0.1 ile %2 arasında değişir.
- Manganez (Mn): Çeliğe sertlik kazandırır ve darbe dayanımını artırır. Ayrıca çeliğin karbon içeriğini dengeler.
2.2. Yardımcı Alaşım Elementleri:
- Silisyum (Si): Çeliğin mukavemetini artırırken, paslanmaya karşı direncini de güçlendirir. Ancak işlenebilirliğini olumsuz etkilememesi için %0.55’i geçmemelidir.
- Nikel (Ni): Çeliğin hem mukavemetini hem de plastikliğini artırır.
- Bakır (Cu): Korozyon direncini ve sünekliği artırır.
- Alüminyum (Al) ve Vandiyum (V): Hafiflik sağlar, ayrıca ısıya ve aşınmaya karşı dayanıklılığı artırır.

Çeliğin gerilme-şekil değiştirme diyagramı, çeliğin elastik ve plastik davranışlarını gösterir. Karbon miktarı, çeliğin bu diyagramdaki özelliklerini belirler. Yüksek karbonlu çelikler daha sert ancak daha kırılgan olurken, düşük karbonlu çelikler daha sünek ve şekil verilebilir özellik gösterir.
3. Zararlı Bileşenler ve Çeliğe Etkileri
Çeliğin bünyesinde faydalı olduğu kadar zararlı elementler de bulunabilir. Bu elementler çeliğin mekanik ve kimyasal özelliklerini olumsuz etkileyebilir.
3.1. Başlıca Zararlı Elementler:
- Kükürt (S): Çeliği gevrekleştirir, dayanıklılığını azaltır. Miktarı %0.04’ü geçmemelidir.
- Fosfor (P): %0.2’yi aşması durumunda çeliğin kırılganlığı artar ve sert zemine çarptığında cam gibi dağılmasına neden olabilir.
- Azot (N): Çeliğin çabuk yıpranmasına neden olur, gevrekliği artırır. Genellikle %0.008’in altında tutulmalıdır.
Bu zararlı elementlerin düşük tutulması çeliğin işlenebilirliğini ve dayanımını önemli ölçüde artırır. Yüksek kaliteli yapısal çelikler, bu elementlerin sınırlandırılması ile elde edilir. Ayrıca yapılarımızda kullanılan çelik malzeme, homojen ve izotrop yapıda olduğu için mühendislik hesaplarında kullanılan ideal malzemeye en yakın özellikleri gösterir. Fabrika ortamında üretilmesi ve sürekli denetlenmesi, çeliği son derece güvenilir bir yapı malzemesi hâline getirir.
Sonuç
Çelik, tarihsel gelişimi boyunca insanlığın teknolojik ilerlemesine yön veren, yapı sektöründe ise vazgeçilmez bir malzeme hâline gelen çok yönlü bir alaşımdır. Dayanıklılığı, işlenebilirliği, şekil verilebilirliği ve kontrollü üretimi sayesinde mühendislik uygulamalarında güvenle tercih edilmektedir. Doğru bileşen oranlarıyla tasarlanan çelik malzemeler, yapıların taşıyıcı sistemlerinden endüstriyel yapılara kadar geniş bir yelpazede kullanım alanı bulur. Aynı zamanda zararlı elementlerin sınırlandırılması ve sürekli kalite kontrolü ile çeliğin güvenilirliği daha da artırılır. Bu yönüyle çelik, modern mühendisliğin hem teknik hem ekonomik açıdan en güçlü araçlarından biridir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
- Çelik neden yapı sektöründe bu kadar yaygın kullanılır?
- Çelik; yüksek dayanımı, kolay şekillendirilebilir oluşu, uygun maliyeti ve fabrika ortamında kalite kontrolüne açık olması nedeniyle yapı sektöründe sıkça tercih edilir.
- Karbon oranı çeliğin özelliklerini nasıl etkiler?
- Karbon oranı arttıkça çelik daha sert ve dayanıklı hâle gelir; ancak aynı zamanda daha kırılgan olur. Düşük karbonlu çelikler ise daha sünek ve işlenebilir olur.
- Çelikte hangi zararlı elementler bulunur ve ne gibi etkiler yaratır?
- Kükürt, fosfor ve azot gibi elementler çeliği gevrekleştirir, kırılganlığı artırır ve ömrünü kısaltır. Bu elementlerin miktarı sınırlandırılarak çeliğin kalitesi artırılır.
- Çelik homojen ve izotrop bir malzeme midir?
- Evet. Çelik, fabrika ortamında standartlara uygun üretildiği için genellikle homojen ve izotrop kabul edilir. Bu da mühendislik hesaplarında büyük bir avantaj sağlar.
- Çelik geri dönüştürülebilir mi?
- Evet. Çelik %99 geri dönüştürülebilir bir malzemedir ve bu yönüyle sürdürülebilir inşaat uygulamalarında önemli bir yer tutar.
Bir sonraki bilgi selinde ve yorumlarda görüşmek üzere…😉
Yararlanılan Kaynaklar
- Ünver, H., 2003. Çelik Yapı Detaylarının Taşıyıcı Sistemler Açısından İrdelenmesi. Yüksek Lisans: İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
- Uz, A., 2020. Çok Katlı Bir Çelik Yapının TBDY-2019 ve Çelik Yapılar Yönetmeliği-2016 Kullanılarak Modellenmesi. Yüksek Lisans: Eskişehir Teknik Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Yüksekova, U., 2011. Çelik Yapılardaki Bulonlu Birleşimlerin Davranışları İle İlgili Araştırmaların İncelenmesi. Yüksek Lisans: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü





Yorum bırakın